6 Temmuz 2013 Cumartesi

Eeee

Dun arabada kizimla oyun oynuyorduk babasi ile. Sordugumuz sorulara yes ve no olarak cevap vermiyecektik. Oyunun tek kurali bu. Ne sorarsak soralim yes veya no demiyecegiz.
Sena'ya sordum
Do you like ice-cream?
Sena biraz dusunur yes dememek icin kendini tutuyor belli
sonra ee dedi
bizde basladik gulmeye
e arapcada evet demek ve minik kurnaz kizim boylece uzun cevap vermekten kacinmis oldu ustelik yes de demedi kendi capinda.
Cok sirindi.

Biraz oncede bir elin nesi var iki elin sesi var caliyormus flut'u ile bana onu caliyordu, babasi Mesi'ye surekli Mesi, bir elin nesi var iki elin sesi var de der, Sena'da ogrendi soyluyior artik cok sirin bugun sabahta flut'u ile gelmis bana bak anne bir elin nesi var iki elin sesi var caliyorum diyor. cok sirin gercektende caliyordu...

Oyle sevimli olduki buyuyor yanaklar tombik ve bastan cikarici, cok hareketli az uyuyor az yiyor tatliya cok duskun, oyuncu...

Turkiye'yi ozlemis oraya gitmek istiyor, Kuzey'i kiskandigini anneanne Kuzeyin yanindaymis diyince aslan gibi kukruyor sinir oluyor onun kizma ifadesi var yuzunde o sirin ifadeyi yapiyor.

Bir baska oyun da aklinda bir nesne, insan veya hayvani tutuyorsun ve digerleri soru sorarak bulmaya calisiyor. Sena hep ayni iki seyi tutuyor genelde cow ve kaka!

Ve cok sabirsiz eger iki soruda bilemezsek, mum can I tell you now? Diyor
Ben soruyorum: yumusak mi sert mi?- both diyor hem yumusak hem sert
Baksa bir soru daha soruyorum
Sonra can I tell now? Ok diyorum, oda heyecanli ve gulerek it is kaka diyor ve kahkaha atiyor
Cow icin de
Hangi renk siyah mi diyorum
Oda yes sihay ve another colour diyor ve hemen beyaz diye de ekliyor benim daha tahmin etmeme izin vermeden.
İkinci soruyu da sorar sormaz can I tell you now diyor ve hemen cow diyor, cok tatli
Birde Sena kaka asagi kaka yukari surekli, Robin de Olibia icin diyordu oda pupu ve pipi diyip duruyormus bu yaslarda normal herhalde. 

Senam birde dislerini cok fazla ve feci bir sekilde gicirdatiyor, biraz okudum, psikolojik olabilecegi gibi genetik de olabiliyormus, bunu ogrenmem arastirmam lazim.

Bizim evin ordaki kucuk markete gitmeyi seviyor oraya gidip candy seker cikolata almaya alisti valla, I want to go to my Carrefour diyor cok sirin, dun (21 Temmuz 2013) ben carrefour'a gidelim mi diye sordum oda I want to go to my carrfeour diyor minik marketi kastederek.

21 Mayıs 2013 Salı

Yine Yaptim Yapacagimi

Dun Sena ve babasi onden gittiler okula, ben bir gun oncesinden Mesi'nin bana gosterdigi kagidi bizzat elden ogretmene vermek istedim. Kagitta parent day icin bize ayrilan gun ve saat yaziyordu ve kabul ediyorsak isaretleyip teslim etmemiz isteniyordu. Cok ilgiliyim ya saat 7.30 oh super erkenden izin almadan isten hallederim diye sevinerek gittim, ogretmen gorunce sasirdi ne bu dedi, eee veli toplantisi icin kagit gondermissiniz dedim bakabilir miyim dedi ve Buuum tarih 29 Mart yaziyor ben o ratihi 23 Mayis gordum cunku bir yerlerde 23 mayis okul tatil olacak diye okumustum ve kafamdan mart mayis oldu 29 da 23 ! Makes total sense!
29 marttakine Istanbul'da oldugumuz icin gidememistik zaten
Kadina yine rezil oldum ya ne ilgisiz anne demistir kesin!
Vukuatlarim bunla bitse iyi...
Zaten haftada bir gelen uzun mailleri okumuyorum bile vicdan azabi kesmeyi birakip siliyorum nasilsa Agustosta baska okula gidecek okumasamda olur diyorum
Okul tatilken okula goturmustum cocugumu
bir sey daha yapmistim unuttum... 
ha bir keresinde de gosterisi varmis bilmiyordum tesadufen gittim ogrendim ve izledim, ustelik uniforma giyen tek cocuktu, serbest gunmus, bir tanesini de hic duymamistim bile olup bittikten sonra ogrendim. Birde grup foto cekildiginde kizlarin elbise giymesi gerektigini forografi elime alip inceledigimde fark ettim, tek sort giyen kiz cocuguydu fotografta. Gerci bilseydim bile giydiremezdim o elbise aldigim gibi duruyor, kesinlikle giymeyi redediyor.
Kendime soz verdim ACS'de isleri ciddi alacagim siki tutacagim ve cok ilgili ve herseyden haberdar olmak istiyorum.
Ogretmenleri velileri cocuklarini herseyi taniyip aktiviteler ve olup biteni iyi takip edecegim
Zaten artik buyuyor kizim ve daha fazla ilgili olmam gerektigini hissediyorum.
Affet beni kizim
Annen

Yavru Kuzum Buyuyor

Askim neler yapiyor?

Bugun okula gittim ogretmen resmen tahtada 8-9 cumleyi yazmis cocuklara okutuyordu
mesela
We will have a morning meeting
We will have a snack
We will go to Music and Movement
We will go outside
We will work with the letter Bb
We will work in centers
We will have lunch
We will have rest time
We will listen to a story
We will go home
Sakir sakir okuyorlardi cocuklar valla
Sonra kim bana kucuk w harfini burda bulup gosterebilir dedi, Sena ve bazi cocuklar hemen kaldirdi ellerini ben hala orda oldugum icin ogretmen Sena'yi cagirdi tahtaya, yavrum oyle saskin saskin bakti sonra ogretmenin yardimiyla buldu circle yapti etrafini, cok tatliydi. Bilmiyorsan niye elini ilk kaldiran sen oluyorsun oda ayri ama cok iyi cok sevindim, en azindan korkmuyor.
Diger cocuklar okurken baktim Sena da okuyor mu diye pek okumuyordu acikcasi sonra beni panik aldi, cocuga hic bir sey calistirmiyoruz oda hakli nasil herseyi yarim saatte ogrensin diye, fotolari cektim hangi kelimeleri ogrenmisler diye, aksam eve gelince yazdim kelimeleri bu ne bu ne diye sordum bir ikisini bildi sonra beni ignore etti tamamen oyuncaklari ile oynamaya basladi, cit cikarmadi.
Icimden ya bu kiz cok zeki degil mi acaba?
ya da belkide ASC de en buyuk cocuk olmasi o kadarda kotu bir sey degil!
Bunun hic ilgisi yok bu tur seylerle ...diye gecirdim ama sonra kizim tum bu laflari agzima tikayacak bir sey yapti.
...Anne vazgecti ogretmekten istemiyor diye baba gelir, anne babaya bugun olanlari anlatir sabah cektigi videolari gosterir ve kizlariyla daha cok ilgilenmeleri gerektigini soyler...
Sena'ya tahtada yazdigim fotografi cektigim cumleleri gosterdim ve o da ne Sena sakir sakir okuyor!
Butun kelimeleri biliyor,
Madem oyle beni ne ugrastiriyorsun cevap vermiyorsun sonrada bilmedigini dusundurtuyorsun be uyanik zekam benim?!
Neyse anne rahatlar...

Bu aralar daha cok arapca kelimeler soylerken buluyorum cok seviniyorum, insallah annesine cekmez dil konusunda babasina ceker.
Turkce'yi cok komik konusuyor ama hala ingilizce gibi seri konusamiyor, ama artik ilk soyledigimde anliyor ve tekrarlayabiliyor
Ingilizce fena degil ama daha cok kelime ogrenmesi gerekiyor
Bu cocukla yeterince ilgilenmedigimi dusunuyorum, bu kesinlikle benim sucum. Her gun kitap okuyorum, ve konusmaya calisiyorum elimden geldigince ama yeterince olmuyor anlasilan, isin teknigini bilmem lazim galiba, SIK tekrar gibi...

Birde kizim cok evcimen oldu, istiyorki arkadaslari gelsin onu ziyarete ama o gitmesin. Odasi onun ofisi imis ve ofisinde calismasi gerekiyormus o yuzden bir yere gidemezmis!! Ha ha cok komik ya
This is my offise and I have to work here diyor
Work dedigi de oyuncaklari ile oynamak!
Cok komik ya
Bu aralar gercekten de oyuncaklari ile cok guzel oynuyor ve tek basina oynuyor cogu zaman guzel guzel, bize o kadar ihtiyac duymuyor, saatlerce oynayabiliyor birinden sikilinca otekisine gidiyor sonra baska bir sey oynuyor, degistiriyor SIK SIK ama uzun uzun oynuyor.
Bu aralar evin ordaki parka gidiyor iki kardes varmis erkek 4 ve 7 yasinda onlarla oynamayi seviyormus.

Birde gecenlerde Mesi'ye mesi do you have boyfriend? diye sormus, I have a boyfriend, it is Bora demis, ama don't tell mumy demis cok komik ya. Gercekten boy friend olarak gordugu icin oldugunu sanmiyorum, cok da fazla boyfriend anlamini bildigini sanmiyorum bir yerlerden birilerinden duydugunu saniyorum.

Bu aralar kizimla cok alt ust savasip oynuyoruz, -kuduruyoruz diger tabiri ile-yastik savasi yapiyoruz, fiziksel oyunlari hareketli oyunlari kovalamaca, yastik savasi, birinden kacmak, yaramazlik yapmak, birseyler (yumusak) firlatmak birbirimize cok seviyor. Mummy is funny anne komik diyor her iki dilde de, bende de potansiyel var tabi bende boyle fiziksel oyunlari sevmisimdir zaten onunla bogusup duruyoruz iste.

Yumusak oyuncaklarina bayiliyor onlari bir yatagina tasiyor bir oturma odasina bir okula bir arabaya surekli birseyleri tasiyor.
Ozma en sevdigi yumusak ayisi, Pinto'su var birde minik at, o onun baby brother'i imis.
Soft oyuncaklarin hepsini seviyor ama aynisindan iki tane olan Ikea kopeklerinden Ozma (ki biz onu uzun zamandir Osman sandik, meger Ozma isminde bir hikaye kahramani varmis!)  olanini ilk bakista ayirt ediyor ya bayiliyorum, cok tatli...

Sena'm disari cikarken mutlaka ama mutlaka bir obje oyuncak toka bazen pi'si birsey yada birseyleri yaninda goturur, kimi zaman cantasina tikistir onlari kimi zaman elinde tasir kimi zaman bize tasittiri, cok sevimli buluyorum bu davranisini, EP'ye de gitselk, yemege de arkadasina da mutlaka cantasinda bir sey goturur, ogune gore degisir bu nesne...

Benimle pazarlik yapiyor geceleri kitap okumam icin en az iki 3 4 bazen 5 kitap okutuyor, kitaplar kisa da allahtan okumaya calisiyorum. Aksamlari yine gec yatiyor, 8.30 ta yataga gidiyor ama 9.30 10.00 dan once uyuyamiyor...

Gunduzleri bir saat uyuyormus artik max

Birde dislerini oyle guzel ve cok duzgun fircaliyorki sasiriyorum, cok guzel tam annesi gibi uzun ve duzgun fircaliyor, aferin sana baligim

Bugun gelmis bana ayaklarini koklatiyor, anne pewwwww diyor kotu kokuyormus kokladim mis gibi dedim, no it smells bad diyor senin ayagin bana hic kotu kokmaz diyorum, inanmadi
Kapali ayakkabisini corapla giymek istemiyor diye biraz kokmus ama benim icin hala mis gibi

Hala acik ayakkabi giymek istemiyor, yeni aldigim ayakkabilarin yuzune bakmiyor bu sicakta kapali ayakkabi giymek istiyor, erkek ayakkabisina benzeyen ayakkabilar giyiyor yani, erkekler bile terliklerle geziyor halbuki...

Birde fart ve gegirmek olayina cok guluyor ve yapip guluyor ayip hic hos degil insanlrain icinde yapma seni ayiplarlar diyorum, ama yapip gulmeyi cok seviyor, ben de uzerinde durmuyorum cok, umarim kotu bir sekilde ogrenmez yani utandirilmak suretiyle arkadaslari arasinda...

Iki gun once skype dan Kuzey ile gorustuk yavru 3 yasina girdi cok tatliydilar, Sena Bodrum anneanne dede erkan dayi ve kuzey'i gorunce Bodrumdaki evde cok uzuldu ve orda olmak istedi bende gitmek istiyorum dedi yavrum yuzundeki uzuntu apacik ortadaydi, ozlemis belli.
Gangam style actim bu ikisine Kuzey bilgisayardan Sena yanimda bir dans ettiler nasil da tatlilardi ikisini de videoya cektim, Kuzey icin he is my brother diyor... Keske daha cok vakit gecirebilselerdi...

31 Mayis 2013

Kizima Ikea'dan baska bir kopek daha ladim Ozma'nin pabucu dama atildi, onun ismi ne diyorum Pisak gibi bir sey diyor Pisak ne diyorum, Tasma'yi gosteriyor kopek tasmasini. Ama sozlukten baktim oyle bir sey goremedim neyse sormam lazim ogretmenine kendinden cok emin soyluyor.
Birde bu sabah bebegine Zeina diyordu onun ismida Zeina imis, cok tatli bebegim.


19 Mayıs 2013 Pazar

Ocak Sonu Istifa Edecek miyim?

Bilmiyorum, belkide ondan once istifa edecegim yada etmek zorunda kalacagim
bilemiyorum ama ben bu ise daha fazla katlanamayicagim. Once 5 sene sonra ayrilcam diyordum sonra 3, sonra 2 dedim ama simdi Ocak'a kadar nasil dayancam onu dusunuyorum kara kara...
Ocak sonunda istifami verip izinlerim ve notice suremle mart sonu tamamen ayrilmak istiyorum.
Keske o arada iyi bir is bulsam ve issiz kalmasam ama bulamazsam ben issiz kalip dibe daha da vurmadan cikisim olmayacak gibi...
Yada bir seyin degerini kaybetmeden anlayamayacagim...
Keske beni boyle hissettiren nedenlere insem bulsam cozsem ama tek basima bulamiyorum
Au pair'ken de boyle kendime zehir etmistim dunyayi simdi bakiyorumda basima gelen en iyi seylerden biri idi, beni ne cok degistirdi bana ne cok faydasi oldu ne cok sey ogretti bu deneyim...
Keske temizlik yapiyorum bu gicik cocuklara bakmam lazim diye sinek gibi vizildanmayi kesip herseyin iyi tarafini gorseydim. Sahi niye bu kadar negatifim ben hep kotu taraflarina odaklaniyorum herseyin ve guzel olan seylerin degerini cok gec olunca farkediyorum is isten gecince...?
Hayatimda hic sahip olmadigim kadar buyuk bir odam vardi, bahceli uc katli bir ev, anlayisli bir aile ile yasiyordum, ustelik onlardan ogrencek cok seyim vardi bana iyi oduyorlardi, hafta sonlarim aksamlarim ozgurdu, yarim gun okula gidiyordum daha ne istiyordun aptal sey demek istiyorum kendime... 
Carla'da sikayet ederdi ama o hep iyi taraflarina konsantre olurdu. Ben de grumpy old kadinlar gibi boyle dediler boyle yaptilar ne cimriler diye diye sikayet edip durdum... so what!?  Sonra ayrilinca onlara kart gondermeler falan duygusallasmistim, ustelik ogullari da dogum gunumde dogunca ve dondukten sonraki ilk dogumgunumde soyle bir kart alinca nasil da duygulanmayayim? how could I ever forget your birthday diye...Niye bu kadar gicik olmustum bunlara ama ayni zamanda ayrilir ayrilmaz da ozlemistim onlari...
Ayni duyguyu bu iste yasiyorum, ama ayrildigimda hic bir sey olmasada duzenli yatan maasimi ozliyecegim, Allah icin bu iste tek ozliyecegim sey bu olacak kesin
ne kariyer ne ofis ortami ne insanlar...
sadece maasim, birde neden guzel bir ortamda iyi bir isim olmadi olamadi diye hayiflanacagim, onu biliyorum...
ahhh ama bu isi birakmam lazim cunku hayat boyle mutsuz gecmez
birde ne istedigimi bilseydim bir seylere yetenegim ve hevesim olsaydi da 39 yasinda emekli olup evde oturmasaydim ahhh
Kesinlikle evde kalacak biri de degilim bunu neyseki anladim
Bakalim zaman ne gosterecek...

Bir Evim Var Bir Evim Yok

Hayalimdeki evi hala alamadim ama bir evim var artik Istanbul'da
Mutluyum istedigim sey bu olmasada en azindan yatirim acisindan iyi bir is cikardigima inaniyorum.
Olmayan ev de Hydra, ah Hydra yaktin beni, ne zaman ben senden kurtulcam...
Bitmez bir iskencesin, her seferinde ayri bir dert. Odedim hepsini odedim borcumun (yani banka odedi) iste hala anahtar yok. Gecenlerde biri 2013 ralik teslim tarihi diye yazmis hydra zedelerin sayfasina neeeee hala mi bekliycez hani son taksit anahtar tesliminde olacakti allah belanizi versin diyorum baska bir sey diyemiyorum
2013 yilin tum isteklerimin gerceklestigi bir yil olmasini istiyorum ve sanki oyle de olacak
Istanbul'dan ev aldim
hmm baska bir sey olmadi ama sirada zayiflamak, Hydra'dan kurtulmak ve en onemlisi yeni bir is bulmak var, hadi bakalim ben senden umutluyum 2013, sen de benden umutlu musun???

I can't live without her!

Ahh Cuma gunu ne buyuk panik yasadim zaten evlendiginden beri her an hamileyim diyecek diye odum kopuyor. umarim dedigi gibi iki sene sonra planliyordur ve oyle olur
Cuma gunu Mesi gec saatte eve gelir, misafirlerim Deniz, Oznur ve Sami bu kiz en az 4-5 aylik hamile, hele Sami hayatinda 3 kez hamile kalmis gibi this is definetely a baby bump, no way that she is fat it is a baby bump diyip durdu nasilda eminler kendilerinden Mr. G de zaten folik asit haplarini gormus...Deniz de bu kiz hamile degilse hemen rejime sok cok sisko, ama kesin hamile dediler beynimi yediler, O an inandim ve cok uzuldum. Tum gece ruyamda gordum, ertesi gun bir turlu soramadim, evet hamileyim demesinden odum koptu. Sonunda sordum tum cesaretimi toplayip hayir dedi neyseki... Niye uzuldum hamile oldugunu dusundugumde?
Ona gecen ay sorduk oda hayir dedi hatta regl oldum ondan basim agriyor dedi yani bana yalan soylemesi anlamina gelirki , bana yalan soylemesine gerek yok, buna gerek duymasi beni cok uzer.
Diger onemli nedeni ben onsuz yasayamam! Onun gibi guvenebilecegim, kizima cok iyi bakacak onu gercekten cok sevecek benden iyi bakacak koruyacak birini bulmam imkansiz! Ustune guzel yemek yapacak insiyatif kullanacak benim tek bir sey soylememe gerek kalmadan evi cekip cevirecek baska birini bulmam cok zor ve ben onun bizim ailemizde kalmasini istiyorum, giderse cok uzulurum, onu cok ozleriz hem de cooook... Gitme Mesi... Biliyorum sen de ailen olsun cocugun olsun istiyorsun ve bu hakkin ve eninde sonunda gideceksin ama bari bize bir sene daha ver... (iki versen daha da super olur)
Dusunuyorum cocugunu dogur yine gel kocan ile ayni evde yasayin, calismaya devam et ama cocuguna kim bakacak bu sefer??? Olmaz onu birakip gelmeni de hic istemem. Seni 3.5 yasindayken annen baban amcana birakip gitmis ayni seyi sen yapamazsin, izin vermem zaten...
Umarim cok ama cok mutlu olursun hayalindeki aile yasamina ayri yasamadan ailenle ulasirsin ama bize bir olmadi 2 yil daha ver lutfen!

Sofra Istanbul

Abu Dhabi'nin en buyuk eksigi olan iyi bir Turk lokantasi sonunda acilti, 1,5 metre uzunlugundaki kebabi cok iyiydi. Ezogelin corba idare egerdi
Gavur dagi salatasi iyi degildi ama yenmez gibi de degildi
Mezeler baslangicta verilen pek iyi degildi
Lahmacun orta derece
Beyti fena degil
Tiklim tiklimdi restoran 3. haftasinda acilisinin
Sahibi tam zamaninda harika bir yatirim vardi
Kaliteyi korudugu muddetce paraya para demiyecektir
Ne diyelim bravo ve hayirli kazanclar

18 Mayıs 2013 Cumartesi

Dob & Sena

Yine ihmal ettim basliklari yazayim en azindan sonra unutuyorum
DOB
is planlarim istifa edecek miyim etmiyecek miyim
is bulabilcekmiyim?
hydra kabusu bitecek mi

Kuzum 16 Mayis 2013 Persembe gunu eve sevincten ucarak geldi, cunku Dob'u eve getirme sirasi ona gelmis. Dob oyuncak bir ayi. Tum hafta sonu onu heryere goturdu yaninda, cumartesi aksam da oturduk defterine fotograflari yapistirdik yazilar yazdik, neler yaptilar birlikte ne yediler ictiler hepsini yazdik.
Uzulmuyceksin degil mi Pazar gunu mecburen geri goturmek zorundayiz Dob'u dedim, oda No dedi sonra just a little bit dedi, yani uzulcekmis az da olsa.
Bugun geri verdik, guya sinifta anlatacakmis arkadaslarina neler yaptiklarini ama bugun okuldan sonra sordum ogretmeni gormemis bile, insan bir bakar ya bu cocugu o kadar heyecanlanip bakmamis bile, yarin gidip konuscam.

Iste Dob & Sena
Nasil bukadar obsessive hala getiriyolar bir oyuncagi inanilmaz. Nasil anlatiyorlarsa. Birde siraya nasil karar veriyorlar onu ogrenmem lazim, isme mi yoksa o hafta kim iyi davranmissa mi nasil bilemiyorum onu sormak istiyorum cunku cocuklari bu kadar heyecanlandiran motive eden sey ne onu ogrenmek istiyorum.





30 Nisan 2013 Salı

Ece Temelkuran & Dugumlere Ufleyen Kadinlar

Bugun yani 29 Nisan 2013 Ece Temelkuran ile tanisma sansina eristim. Kitap gecemizin konuguydu ve  cok tatli bir kadin, sevgi pitircigi anlaminda demiyorum aksine dobra ve ne dusundugunu her ortamda soyleyebilecek kadar cesur bir kadin. Kitabini nasil yazdigini karakterleri nasil olusturdugundan bahsetti. Cok merak ettigim bir soruydu, hikayenin hangi kismi kurgu hangi kismi gercek" sorusuna yanit alamadik tabiki! O bende gizli dedi
Ben anneniz hayatta mi diye sordum oda evet ama bu kitabi yazmadan once onunla hesaplasmami yapmistim, kapatmistim dedi.
Hangi yazarlari sevdigini sordum Ayfer Tunc, Ahmet Umit, Murat Mentese ve Hakan Gunday dedi.
Kitabin filmi henuz cekilmiycekmis oyle bir proje yokmus, trailer da ise yuzler net gorunmesede cok unluler var dedi.
Bir sonraki kitabini Almanya'da yazacakmis, 8 yasindaki bir Kurt kizini yazacakmis
En cok hangi karakteri sevdigimizi sordu
Ben Madam Lila dedim neden bilmiyorum, o aslinda Maryam'in en baba karakter oldugunu ima etti.
Hikayenin sonu yazdigi gibi degilmis o kendi uydurdugu bir sonmus
Orta Dogu'da yasamanin cok zor oldugunu ve artik yoruldugunu ve yer degistirmek istedigini soyledi. Tunusdaylen onun kaldigi mahallenin cevresi kusatilmis yakilmak istenmis.
Arapca biraz biliyorum dedi, burdaki kitap gecesi, kitap fuari kapsaminda yerli kadinlardan olusan bir book club icin gelmis, cok sasirdim, yerli kadinlarin book club'i var ve ET'yi cagirmislar tabiiki kitabi okuyan henuz yokmus kitap arapcaya 6-7 ay once cevrilmis.
Bana sen nerelisin diye sordu, Erzincan diyince Kurt'musun diye sordu...
Sonra ona bazilarinin yazdigi hikayeyi ilettim cok sevindi tuylerim diken diken oldu bu cok guzel dedi ve cok sevindi
Cok daha kalabalik olur diye bekledim ama yine olmadi ama hayret etmeyi kesmem lazim, benimle ayni heyecani tasimalarina imkan yok herkesin, kizmadan bosvermem lazim
Ben kendim mutlu oluyorum, sadece unlu biri oldugu icin ayip yani az kisiyle onu agirlamak, o yuzden organize eden kendin olunca mahcup oluyor insan ister istemez
Kitapdan bazi ozlu sozler;


“Belli ki dünyayla başa çıkan ama kalbiyle başedemeyen bir kadındı.” (s.10)

“İnsan, o da eli iyi gelmişse, hayatta kendini bir kere bütünüyle görür. Ömrün gerisi ya o sahneye yeniden kavuşmak için geçer ya da ondan kaçmakla.” (s.39)

“Işığın bir sesi olmalı. Yoksa sivrisinekleri karanlıkta daha iyi duyuyor olmazdık. Işığın bir kütlesi olmalı. Yoksa karanlıkta daha iyi sevişiliyor olmazdı.” (s.93)

“Yapmanız lazım gelenler ortadan kalkınca, olmanız lazım gelen kadınlar olacaksınız. Etrafınıza bakın. Göreceksiniz ki hayat bizim nefesimizde.” (s.124)

“Hakikatte kadınlar, bu alem içinde başka bir alemde yaşarlar. İçine aşklarını ve büyülerini üfledikleri bir alemdir bu. Erkekler biteviye o alemi hırpalar, yıkar. Kadınlar ise yeniden üfleyerek nefesleriyle kurarlar o alemi. Kadınlar, erkekleri de üfleyerek var ederler. Bir erkek, bir kadının nefesi kadardır; başka hiçbir şey değildir.” (s.126)

“Bir insan bu kadar mı hevesli olur yaşamaya, ortada bir hayatı bile yokken.” (s.141)

“Ah! Tanrılar, kendi hikayesini yazabilen ölümlüleri eşitleri gibi severler. Sen de biliyorsun ey gezgin. Gemiye binersin, çünkü gitmekten başka gidilecek yer yoktur.” (s.173)

“Evlilik, tatlı hanımefendi, porselen takımların desenlerini adamın yüzünden daha çok gördüğün bir münasebettir.  Benim ise, şükür ki, her zaman porselen takımlardan daha heyecanlı şeyler oldu hayatımda. Çin porselenlerinden daha desenli adamlar!” (s.194)

“Sendeki sende kalacak. Kimse ile ilgili değildi, kimse ile ilgili olmayacak. Aşk onunla ilgili değildi, olmayacak. Yerine başkası gelecek, aşk hep sende kalacak. Gelecek olana yer aç.” (s.203)

“İnsan kendini durup dururken sevemez. Palavra o işler. İnsan kendini ancak bir tanrı onu severse, birinin onu sevdiğine inanırsa sevebilir. İnanmalısınız yoksa delirirsiniz.” (s.205)

“Tanrı bulutlarla bir şey yazmış ama okursam delirecekmişim.” (s.216)

“Güzelcik, onu affedemezdin. Onu affetseydin, kendini affedemezdin.” (s.225)

“Yaralar bir kere açılınca, yarasız olmak diye bir şey yok.” (s.226)

“Kızlar yetiştiriyorum yabancı. Erguvan ağaçları gibi. Erguvanların kıymetini bilmeyen ve mineleri görmeyen erkeklerden uzak durmaları için uyarıyorum onları. Onlara şarkı söylemeyi, şiir yazmayı, çiçeklerden yemek yapmayı ve kılıç sallarken tanrılar gibi zarif olabilmeyi öğretiyorum. Alt etmekten keyif almayı, karacalar gibi koşmayı, yunuslar gibi yüzmeyi ve Fenikeli kadınlar gibi dans etmeyi öğretiyorum. Büyüleri öğretiyorum onlara. Kız kardeşleriyle yaptıkları büyülere güvenmeyi. Erkeklerden korkmuyorlar yabancı, kendilerinden korkuyorlar.” (s.236)

“Hayalinden daha eksik olma, beni utandırma.” (s.237)

“Sende kudretimi değil, aşkımı deneyeceğim, yemin ettim. Bana en kıymet bilen kalbinle gel.” (s.237)

“Sarsmayan fırtınalar, yıkmayan dalgalar, yakmayan yıldırımlarla geçecek zaman, yabancı, anladım. Gel ve bir mana ver.” (s.237)

“Aşk, kadınlar yorulunca biter. Kadınlar bir adamı değil, bir mezarlığı terkeder.” (s.244)

“Bir kadının yaşayabileceği en güzel hayatı yaşadım. Yıllar böyle geçti. Ben yaşlanmıyordum. Çünkü, dedim ya, bir kalbim yoktu, sadece ayakkabılarımın üzerinde yaşıyordum.” (s.247)

“Aşk bir tereddüt anında gelir hanımlar. Bir küçük tökezleme ve işiniz biter.” (s.247)

“Aşk hanımlar, yoklukla oynanan bir oyundur.” (s.248)

“Eğer bir erkek hiçbir şey söylemiyorsa, sanma ki aklından neler neler geçiyor da söylemiyor. Bir erkek bir şey söylemiyorsa, söyleyecek bir şeyi olmadığındandır. Aman unutma. Hele ki akıllı kadınlar karşısında tek silahları susmaktır.” (s.264)

“Büyük hikayeleri olan bir kadın o, hiçbir şeye bakarken bile birçok şey görüp anlatacağı kimse olmadan yaşamak zorunda.” (s.274)

“Kesinkes yalan, insanın kendi kendini sevmesi meselesi, kim uydurduysa. İnsan ancak sevilince öğreniyor kendini sevmeyi.” (s.275)

“Amira, bize kadınları nasıl seveceğimizi anlatan bir kitap lazım. Yoksa hep böyle şapşal ve kavruk kalacağız. Bize kadınların nefesini genişletecek, o nefesin rüzgarına yelken açmamızı öğretecek bir kitap lazım. Yoksa biz ne kadar sevilsek tamir olmayız.” (s.323)

“Biri bana sarılırsa ayakta duramam. Çünkü... Çünkü kalbim ablukada kalır o vakit. Düşmana teslim olmak daha kolay. Onurun kırılır en fazla, ama beni seven birine teslim olursam... Esir düşerim.” (s.379)

“Sana söyledim. Yazı yazanlar yalnız kalır. Dikkat et. Denizin ortasında bir başına kalırsın.” (s.406)

27 Nisan 2013 Cumartesi

Sena Icin Okumam Gereken Linkler


http://www.heartwoodethics.org/
(Teaching Life Lessons through Literature –
Justice: being guided by a balance of truth,reason and fairness to all)
http://www.choiceskills.com/7c.asp
(The Seven C’s of Thinking Clearly, including choosing to be Trustworthy)
http://www.goodcharacter.com/YCC/BeingResponsible.html
(A Teaching Guide to Being Responsible, Grades K-5)
http://www.goodcharacter.com/YCC/DoingRight.html
(A Teaching Guide to Doing the Right Thing, Grades K-5)

http://greatergood.berkeley.edu/raising_happiness/post/kids_not_alright

So true...
"When we pressure children to achieve, we cut them off from their sources of inspiration, their passions, and their natural curiosity."I guess my big internal debate is the balance between exposure and forcing the kids to do something they don't want to do.  How will she know that she likes tennis, karate, or whatever if she doesn't try it.  But when I offer, she says she isn't interested or changes her mind.  OR and this is what I saw last year with violin, she sees that something is challenging and wants to give up.   How do they discover their passions?  I'm still trying to figure out mine!!!!! ;-)