25 Haziran 2008 Çarşamba

anneolacağımben.de


Sonunda beni yakından tanıyanların kuşkuyla bekledikleri an geldi, ben de anne olacağım!

Komik arkadaşım Zeki’nin düşündüğü gibi anneyiz.biz sitesinde yazmaya başlayınca otomatik olarak hamile kalmadım haliyle.

Ancak tam yerine düşmüşüm diye düşünmekten insan alamıyor kendini.

Zaten anneyiz.biz ile tanışmam da anne olmaya karar vermiş fakat zamanına henüz karar verememiş biri olarak kendimi başıma geleceklere hazırlamak için internette dolaşırken olmuştu. Sonra bir arkadaşımın sitede yazdığını öğrendim. Yazarlarla daha bir müptelası oldum, arkasından Lalin’li anneyiz.biz dönemine girdim ve şimdi de Sevda’nın sayesinde kendimi burada buldum.

Bu sitede hamileliğimi ilan etmekte varmış.

Her ne kadar bir süredir kafamı bayağı meşgul ediyor ve zamanını planlıyor ve hazır olacağım anı bekliyor olsam da sonunda kendimi bu duruma balıklama atmaya karar verdim. Anne olmaya hazır olmayı beklersem daha çok bekleyecektim.

Şu an hamileyim ve hâla ne hissettiğim, başıma gelecekler konusunda net bir fikrim yok.

Küçük not defterimde yapılacaklar listesine bir “check” atmaktan dolayı mutluyum onu söyleyebilirim.

Yaşım çok genç olmadığı için, hazır sevdiğim bir adamı da bulmuşken beklemek mantıksız olur diye düşündüm.

Üstüne anne arkadaşlarımın, anneyiz.biz annelerinin o anlata anlata bitiremedikleri duyguları yüzünden bende keşke daha önce anne olsaydım dememek için daha fazla beklememeye karar verdim.

Anne olmanın büyük sorumluluğu altına herkesin girmesi taraftarı değilim. Maalesef birçok anne evladını mutsuz ediyor. Her zaman çocuğumu yeterince mutlu edememe korkusu yaşamışımdır.

Mükemmeliyetçi yanım hep kafamda yüzlerce soruya neden oldu.

Benim kadar her alternatifi düşünen biri olarak, bu dünyaya bir birey getirmenin risklerini göz ardı edemiyordum.

50 yıl sonra yaşamıyor olacağıma çok üzülmediğim bir ortama çocuğumu getireceğim.

Her gün tecavüz haberlerini duyduğumuz bir dünyada çocuğumu bakıcıya bırakıp okula nasıl göndereceğim?

Diplomaların satın alındığı, iğne yapmasını bile bilmeden mezun oldukları kalitesiz üniversitelerden mezun doktorların cirit attığı bir dünyada ya çocuğuma yanlış tedavi yapılır ve sakat kalırsa diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Hastanelerde bile hastalıkların kapıldığı, her gün yeni savaş tamtamlarının televizyonlardan duyulduğu, evimizde yemek yerken öldürülen insanları seyretmeyi normal karşılar hale geldiğimiz, acımasızca doğayı katletmenin sonucu olarak açlık-susuzluk tehlikesi ile karşı karşıya geldiğimiz, sürekli kirlenen çevresi ve insanları ile daha sayfalarca uzatabileceğim nedenlerden dolayı ya çocuğum acı çeker ve mutsuz olursa diye kaygılanmaktan kendimi alamıyorum.

Güzel bir haber verip havalara uçmam gerekirken böyle can sıkıcı şeylerden bahsetmek istemezdim ancak kafası karışık birçok duyguyu aynı anda yaşayan hamile bir kadınım şu anda.

Her ultrasona girdiğinde mutluluğu artan birçok kadından biriyim.

Daha sizler gibi deneyimli annelerden öğrenecek şok şeyi olan bir anne adayıyım.

Tek bildiği ve istediği çok sağlıklı ve mutlu bir oğlu ya da kızı -henüz bilmiyorum- olan, sürekli kilo alan biriyim.

Haftanın kitabı: Yakamdaki Yüzler

Haftanın şarkısı: Back where you belong, Sinead O’Connor

Haftanın filmi: The Water Horse
2008-06-25
Bu yazı 3166  kez okundu.








YORUM
:
28.06.2008
Merhaba secilmis Anne-Baba,
Ne kadar "biz" istesekte gercekte "secilenler" biz oluyoruz...Ben 58 sene sonradan 37-32 yaslarını bulan cocuklu anne... Her zaman yaratana cocuklarimizin bizi secmis olmasına firsat verdigi icin tesekkur ettim. Dilegim sizin icinde oyle olur.Sen ve Sevdicegin artik aile oluyorsunuz kolay gelsin. MUTLULUK SIZE YAKISIYOR...
Beantwortet von : nilgun
01.07.2008

Sevgili secilmis anne adasim.
Nesli gibi birinin annesi olmak oyle kolay bir sey degil ustelik o sizi sectiyse cok cok iyi nedenleri vardir.
Guzel, dusundurucu, ilginc temenniniz icin tesekkur ederim.
Ne sevimli bir annesiniz siz!

YORUM
:
26.06.2008
ben cok canim kizgim neden bebek istiyorum ben 6yil


YORUM
:
26.06.2008
Seni bir kez daha tebrik ediyorum. O kadar samimi ve güzel yazmışsın ki.... Dilerim her şey iyi olur


YORUM
:
26.06.2008
Nilguncum.
Dunyanin en guzel bir o kadar da zor gorevini kabul etmissin. Endiselerin bosuna inan bana. Dunya her haliyle guzel hayat her haliyle yasamaya deger. Senin gibi bir annenin de cocuklarina her zaman mutluluk ve erdem vereceginden adim gibi eminim. Seni ve mustakbel babayi gonulden tebrik ediyorum.
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Haluk Baba nerelerdeydin ozlettin kendini
Cok tesekkur ederim
evet haklisin herseye ragmen hayata devam etmeli korkmamali
Mustakbel babaya tebriklerini iletecegim, bak babalarin halinide babalar anliyor demekki kimsenin aklina gelmedi babayi tebrik etmek:)

YORUM
:
25.06.2008
Canimmmmmmmm benim,

Ne de yakisacak sana annelik.
Dunyanin en buyuk en uzun en deneyimsel okuluna hosgeldin.
Ne sansli bir beebk senin gibi hem saglam hem cilgin bir annesi olacak.......
Hersey gonlunuzce olsun.........

(anneyiz.biz le kazandiklarimin basinda seninle olan arkadasligimiz ve birbirimize verdigimiz akillar var...iyi ki varsin- gecen hafta telefonla aradiginda ilk bana 1cumlelik mail'inin yildonumu oldugu geldi aklima, Haziran basiydi, yazimi atlatmistim ve sen hesap sormustun, hatirladin mi?)
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Unuturmuyum hic, kac kere iyiki sana hesap sormusum o gun dedirtdin bana.
Cok sagol, kendimi icinde senin gibi cok degerli annelerin oldugu cok ozel bir dunyanin kapisini aralamis (beni annelige hazirlayip, guc ve destek verdin hep)hissediyorum. Sizler olduktan sonrada arkamda o kadar korkmuyorum artik. Hamile kalmadan once baslamak uzere verdigin degerli bilgiler icin cok sagol, sayende hazirlandim, bir cok sey ogrendim, ufakligin ustunde cok hakkin var daha dogmadan:)

Beantwortet von : sevda
27.01.2009

merhaba Lalın hanım ne zamandır yazılarınızı okuyamıyorum merak ettım ınsallah ıyısınızdır sevgı ve selammlae IZMIR den

YORUM
:
25.06.2008
Tebrikler Nilgun...sen anne olmussun bile...bir bebegini kucagina alman kalmis. Dunyanin en zor ama en guzel meslegi annelik, 24x7, bitmek bilmez bir enerji gerektiren, geri odemesi hicbirseyle karsilastirilmayacak bir meslek...Kotulukleri degil, guzellikleri dusun, hamileligin keyfini cikar...Dunyanin en guzel duygularini yasayacaksin, bol sans!
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Cok sagol Nil. 33 yasinda yeni bir meslegim oldu desene ne istifa edebilirim ne de kovulabilirim:)
Umarim bende senin gibi cocugumu saglikli, mutlu bir cok kultur ve dil ile buyutebilirim.

YORUM
:
25.06.2008
Nilgüüüüüüüüün rüyamda gördüm kiz olacak!
Karisik duygular icinde olman cok dogal, o hormanlar daha coooooooooook sapitacak. Sana tavsiyem yavas yavas büyüyeck olan vücudunun her santimetrekaresinin ve hamileliginin tadini cikar bebek dogduktan sonra kimse yüzüne bakmayacak!!!
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Sevda Cin takvimi oyle demiyor ama, birde Istanbul da ayni gun uc erkek bana bence senin oglun olacak dedikten sonra benim kafam karisti. Sende basindan beri kiz diyorsun bakalim 10 gune ogrencegim, cok merak ediyorum.Guvenlik kontrolunden gecerken hamile oldugumu ogrenen guvenlik memuru oglunuz olacak soylemedi demeyin dedi en son.
Tamam su anin tadini cikarmaya calisirim cunku herkesde ayri bir ilgi alaka goruyorum cok mutluyum, birde sizlerin guzel yorumu beni mest etti, demek dogurduktan sonra ikinci plana dusuyorsun, bak bu iyi olmadi:)

YORUM
:
25.06.2008
tebriklerrrrr....
çok sevindim hem de üzüldüm.gerçekten aynı kaygıları ben de yaşıyorum.oğlum 1 yaşında sayılır.ve ben şimdiden böyle bir ortamda nasıl büyüteceğimi kara kara düşünüyorum.
Ama siz sıkmayın canınızı malum hamilesiniz...
Allah yardımcınız olsun.ama çok güzel ya şu hamilelik çok sevindim sizin adınıza.
sevgiler
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Cok tesekkurler Gul Hanim
bakin o endiseler hic gitmiyormus, bizede elimizden geleni yapip tadini cikarmak dusuyor bu durumda galiba.
sevgiler

Beantwortet von : Selda Seri Erdem
27.06.2008

merhaba gül rana
sizin oğlunuzun da doğumgünü kutlu olsun bizimki de 4 temmuz..hala inanamıyorum 1 sene geçtiğine..artık işimiz daha zormuş herkes öyle söylüyo..doğum kilolarınızı şimdiye kadar veremediyseniz şimdi verirsiniz diyo okuduğum kitaplar..:) hadi bakalım :))) selamlar sevgiler çok teşekkürler


YORUM
:
25.06.2008
Nilgun cooooooook tebrik ediyorum. endiselerin cok normal. iyi haber: boyle bir sevgiyi, mutlulugu yasiyacak sansli insanlardan birisin. kotu haber artik bu endiselerle yasamaya alisacaksin :) Onemli olan saglik. mutlulugu vermek, bulmasi icin yol gostermeye calismak bizim isimiz. senin de bunu cok iyi basaracagindan eminim. Sevgiler
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Aydan cok sagol
yorumunu okumak cok mutlu etti beni
demek endiseler hic bitmiyor:)

YORUM
:
25.06.2008
TEBRIKLEEEEERRR
NILGÜN
ÖYLE SEVINDIM KI..
ciglik atasim geldi ..anneyizbiz.de nelere kadir:-))
frankfurttaki anneyizbiz.de okur-yazar toplantisina katilamamanin sebebi meger ne anlamliymis arkadas..
DOSTLAR BIR ANNE ADAYI YAZIYOR ARTIK ..
sevgiyle
figen
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Cok tesekkurler Figen!
bir dahaki sefere insallah hep beraber olmak umidiyle...

YORUM
:
25.06.2008
Nilgün'cüğüm,çooooooooookkk sevindim?(not:Ben bir hafta önce kapmıştım haberi hehheh!.şimdi ilk defa duyuyorki duygularımla yazamicam :-)).

Ama senin mükemmel bir anne olacağından hiç kuşkum yok.Eminim kendin gibi güzel akıllı ve başarılı bir evlada sahip olacaksındır.Çünkü
çocuklar anne babalarının aynasıdır!
Korkularında haklısın ama bunların içine dalarsan çıkamazsın.Sen doğruları ve güzel bilgilerini evladına aktar,sonrada allaha emanet et.Kendine ve bebeğine iyi bak mutlu bir hamilelik geçirki bebeğinde mutlu ve pozitif olsun!!!

Sevgiler

Eda
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Edacim harikasin cok sagol bana iyi teselli verdin, ustune simartdin, Karadeniz yemeklerinin sohbetimizin tadi damagimda dondum kurkcu dukkanina. Annemde aynisini soyluyor, mutlu ve sakin bir hamile olmayi basarmam lazim nasil olcaksa benim gibi biri ...optum

YORUM
:
25.06.2008
oo nilgüncüm hayırlı uğurlu olsun
allah gönlüne göre versin..
benim oğlum da haftaya 1 yaşına giriyor
şu an aradaki pufu ve yastıkları aşıp bilgisayara gelmek istediği için çok kısa kesicem.çok sevindim.selamlar
Beantwortet von : gül rana
25.06.2008

oğlunuza ve size uzun ömürler diliyorum.
benim oğlum da haftaya çarşamba yani temmuz 2 de 1 yaşını dolduracak.
sevgiler

Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Cok sagolasin Selda
nice mutlu yillar ufakliga

YORUM
:
25.06.2008
Hirs yaptim, yazili olarak ilk tebrik eden ben olmaliyim :)
Canim benim, ikiniz adina ne kadar mutlu oldugumu biliyorsun.. bebisinizle birlikte saglikli, mutlu,upuzun bir hayat diliyorum.Ve tabiki rahat bir hamilelik. cok optum.
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Zehros bilirim sevindigini her gun beni degil once bebisi sorar oldun artik:)cocugumun cok iyi arkadaslari olacak sayenizde (dikkat edersen teyze demedim, sonra kafama bir sey yerim aman ha)

Beantwortet von : Zehra
26.06.2008

Arkadas olayina bayildim, ben senin mercimek, fasulye zamanlarinida bilirim bebis derim bol bol :)

YORUM
:
25.06.2008
Canim tekrar kutlarim. Bence süper bir karar vermissin ve cok da iyi olmus. ohhh ne iyi etmissin. Allah uzun ömürler versin...

Bence fazla karamsar olma, sen, ben, biz nasil yetisebildiysek, bu günlere gelebildiysek yavrularimizda yetisir elbet. Allah yardimcimiz olur insallah...

Ayrica kendin söyledin, ortalik manyaklarla kayniyor. biz fütürist anneler oldugumuzdan bu manyaklarin iflagini söken cocuklar yetistirmeliyiz ki el mi yaman bey mi yaman görsünler.... dünyayi yasanir hale yalniz dünyada mutlu yasamak isteyenler ve bilincli insanlar getirir. bizde bunu istedigimize göre, mecbur üstesinden gelecegiz. sen hic dertlenme. hersey güzel olacak, hersey istedigin gibi olacak. hüsnüyüde kuruntusunuda kapat bir odaya.... cok sevgiler ve iyiki Anneyibiz.de ile tanistik, bir birimizden cok sey ögreniyoruz... öptüm kocaman... ayrica herkes merak ediyordurda ben sorayim, kac aylik?:-)
Beantwortet von : nilgun
26.06.2008

Cok sagol Derya sevimli yorumun icin.Hemen sorunu cevaplayayim iki balik burcu olarak merakliyizdir bilirim, bugun tam 3.5 aylik oldum, yada oldu, hangisi dogru ikiside galiba:)


YORUM
:
25.06.2008
baslik super olmus :))


YORUM
:
25.06.2008
Tebrikler Nilly!

24 Haziran 2008 Salı

Netball: Girls with balls!


(Abu Dabi netball sitesini açtığınızda sizi bu cümle karşılar. Kim buldu, yazdı bilmiyorum ancak hem doğru, hem de iki ayrı anlama geldiği için esprili bir başlık:)

Ne bol dediniz değil mi?  

Bende aynen öyle tepki vermiştim.

Güney Afrika’lı komşumdan ilk kez duyduğumda herhalde hentbol demek istedi, yanlış anladım diye düşünmüştüm.

İkinci kez netball maçım var dediğinde, komşularınızdan kurtulmak için uydurulmuş, bu gibi durumlarda kullanılan bir bahane bile olabilceği aklıma geldi lâkin bir spor dalı olduğu gelmedi.

Çünkü, böyle bir spor dalı varsa ben nasıl hiç duymamış olabilirdim?

Bu imkansızdı ve o kadar emindim ki hiç araştırma bile yapmadan bana yapılan kötü bir şaka olduğuna karar verdim!!??  

Artık komşumu eskisi kadar sevmiyordum ve iş yerindeki diğer tanıdığım Güney Afrika’lı arkadaşlarıma da durup durup sürekli “siz gerçekten tuhaf insanlarsınız” diyordum. (Netball hadisesinden bahsetmiyorum tabii ki onlara, benim için utanç verici bir durum nede olsa, kendimi komik duruma düşürmek istemiyorum, içten gıcığım ama hepsine.)

Daha sonra bir gün Avusturalya’lı arkadaşım Amy ‘Nilgün ben netball maçlarına yazılmaya gideceğim sende gelir misin?’ dedi.

Kulaklarıma inanamadım.

Fırsatlar ülkesi Türkiye’de yaşamam yüzünden koskaca bir ırkı karalamıştım.

Arkadaşım bana açıklamaya çalıştı bir süre netball nedir, kuralları nelerdir; ıı ıh gözümle görmeden olmayacaktı! Bir kere önyargılıyım artık, o anlattıkça ‘ıyyy ne saçma, sıkıcı bir oyun, çok aptalca, nasıl hiç rakibine dokunamazsın, ne yani topu sektirmek, topla yürümek de mi yok?’ diye negatif, illet bir tip olarak resmen bunalttım kızı yorumlarımla.

Nihayet gittik; ilk dikkatimi ceken 60 civarında kısa etekli, sarı saçlı kadınlar oldu.

Efendim ana vatanı Amerika imiş ama İngilizler el koyup son halini vermişler oyunun, 1895 den beri var olan bir sporu biz Türkler hariç herkes biliyormuş.

Sonra da sömürge ülkelerine bulaştırmışlar. İngilizler dışında Avusturalya, Yeni Zelanda, Güney Afrika, Kanada, Kenya, Jamaika’da, ve hatta kimsenin bilmediği Antigua’da bile meşhur bir oyunmuş, bizim haberimiz yok, Peh!

Kız basketbolu  olarak tanımlanıyor. Basketbol potasından farklı, daha küçük potaları var, ancak pota arkasında tahtası yok.

Her takımda 7 oyuncu ile toplam sahada 14 kadın, her oyuncunun farklı görevi; oyunu zevkli ve zor hale getiren kuralları var.

Bu kuralları, oynadıkça edineceğiniz ustalık, zeka ve çeviklikle oyundan çok daha fazla zevk alacağınız, son derece keyifli herşeyden önce bir “takım” oyunu.

Beni en çok etkileyen yönü bu oldu.

En son lisede takım oyunu oynamıştım.

Bir keresinde, eski bankamda zorla 12 kişiyi yalvararak, ayartıp voleybol için saha ayarlamaya çalıştığımı ve maç günü geldiğinde en az 5 kişinin saçma sapan, lakậyıt sebepler yüzünden daha başlayamadan üzülerek maçı iptal ettiğimi hatırlıyorum.

Sonra tövbe ettiğimi …

Yok, cünkü Türkiye takım oyunu için dizayn edilmiş bir ülke değil, (futbol dışında, başkada bir şey bildiğimiz yok, zaten futbolun yüzünden bunca yıl netball ne bilemedik ya!) saha bulmak zahmetli, ya çok uzak ya pahalı ya da izin vermezler.

Üstüne de şımarık 12 bankacı kaprisi, (ayy yerim ben sizleri, kaprisliler ama çok tatlılardır çook) çekemem dedim pes ettim.

Sürekli haftada bir gününü bu işe verecek sözünde duracak insan bulma şansınız pek yoktur.

Bulsanızda 10 dakika sonra herkesin dili dışarıda kalır, ya da sakatlanır, işin yoksa hastaneye taşı, haftaya da yeni insanlara yalvar.

Konuyu biraz dağıttım hemen netball’a dönüyorum.

Her takımın bir sponsoru ve onların ismini taşıyan mini etekli formalarımız var. Neden mini etek bilmiyorum ama çok cici durduklarını söylemeliyim.

Her hafta maçımız var. Senede bir kere Körfez ülkelerini kapsayan turnuvamız oluyor. Geçen sene Abu Dabi ev sahipliğini yaptı, bu sene Bahreyn.

Formalarımızın üstüne, her oyuncunun pozisyonunu gösteren aşağıda parantez içinde baş harflerin yazılı oldugu “bib” dediğimiz önlükleri giyiyoruz.

Wing Defense (WD)
Wing Attack (WA)
Gold Attack (GA)
Centre (C)
Goal Keeper (GK)
Gold Defense (GD)
Gold Shooter (GS)

Her sezon sonu netball balomuz oluyor. Doyasıya eğlenip, dereceye giren takımları ve yılın oyuncularını seçip kutluyoruz.
  
Daha bir çok kuralı var ancak genel hatları ile hayatıma renk katan, çok geç tanıştığım, kız arkadaşlarınızla (yada karma) oynayabileceğiniz netball işte böyle bir spor.



Spor dolu günler diliyorum.

Nilgün






11 Haziran 2008 Çarşamba

Alternatif spor dalı Pole Dans



Birçoklarınızın aklına hemen striptiz kulüplerinde, genellikle üzerinde fazla kıyafetin olmadığı, sarhoş erkeklerin severek izlediği, pole (sırık) etrafında dans eden bir kadın geldi değil mi?

Dolayısıyla da hiç de iyi şeyler gelmedi mi?

Yanıldınız!

Pole dansı ile ilk kez bir arkadaşımın 30. doğum günü partisinde tanıştım. Davetiyesinde bir pole ve etrafında dönen bir inek resmi vardı, üzerinde‘pole dansı yapmaya hazır olun’ yazıyordu.

Bunun sadece espri anlamında kullanıldığını düşünmüştüm, zira pole denen aleti temin etmek kolay olmasa gerekti, üstüne de striptiz kulübü olmayan Müslüman bir Arap ülkesi B.A.E'de bir pole dansı partisine şahit olacağım hiç aklıma gelmemişti.

Ancak eşimi de beni de güzel bir sürpriz bekliyordu, salonun ortasında bir pole, etrafında dönen güzel kadınları ile.

Bizim kızlar bir ay boyunca ders almışlar ve partiye biraz hareket katmak için öğrendiklerini arkadaşlarının önünde göstermeye karar vermişler, ilk başta çekinerek, nede olsa adı çıkmıştı bu dansı yapanların bir kere…

Bana ve benim gibi bi-haber diğer davetlilere bir iki teknik, şık duran hareket gösterildi ve denediğimde hiç bir şeyin göründüğü kadar kolay olmadığını bir kez daha anladım.

Sürekli spor yapan biri için bile ilk başlarda çok zorlayan, vücudunuzda çalışmayan kasın kalmadığı, ancak bir o kadar da müthiş eğlenceli bir dans.

Kollarınızla tüm vücudunuzu taşımak, üstelik zor hareketler yapmak üstüne de seksi görünmeye çalışmak, tüm bu dansı yapanlara karşı bir hayranlık uyandırdı bana.

Bir kere çok;

Fittiler.

Kondisyonları inanılmaz.

Dans yetenekleri var, estetikler.

Ve acı çekseler bile seksi görünmeyi başarıyorlar.

Spor ve dans aşığı biri olarak hemen geçtim pole’nin başına.

Hiç de seksi olmayan ‘oyy’ ‘off’ ‘anam anam’ 'imdaaat' şeklinde sürekli değişen yüz ifadelerim, düşmeler ve kalkarken vücudumun aldığı estetik olmayan pozlarım ile denemeye kalkıncaya kadar herkes memnundu halinden.

Pes eder miyim ben hiç ama morluklara, baş dönmelerine aldırmadım denedim tüm gece boyunca, kimseye bırakmadım, baktım bir gece ile olacak bir iş değil hemen kendimi partiden sonra kursa attım.

Denemeden yargılamayın, çok zevkli ve denedikçe uğraştıkça kendinizi geliştiriyorsunuz.

Spor yaparken eğlenmek, vücudunuzu şekillendirmek, güzel bir müzik eşliğinde gönlünüzce dans etmek, yeni koreografiler üretmek, üstüne de partnerinize güzel bir sürpriz yapmak istiyorsanız mutlaka deneyin.

İlişkinizi renklendirmek, fazla yağlarınızdan kurtulmak için yapılacaklar listesine benden alın size alternatif bir yöntem.

Bir Arap ülkesinde pole dansı öğrenebileceğim hiç aklıma gelmemişti.

Hoşça kalın...

Haftanın kitabı: O güzel insanlar

Haftanın şarkısı: La Belle et Le Bad Boy

Haftanın filmi: Sex and the city
2008-06-11
Bu yazı 4357  kez okundu.

4 Haziran 2008 Çarşamba

Bir Bankacı Portresi



Tüm bankacılar böyledir diye bir iddiam yok ancak benim tanıdığım bir çok bankacı, kendim dahil biz çoğu zaman böyleyizdir.

Bir bankacı, ister kadın ister erkek olsun;

İyi giyinmeyi sever, marka takıntısı çoğu zaman vardır, görünüş önemlidir ilkesini edinmiştir.

Kariyerinde son nokta yoktur, hep daha fazlasını ister, hırslıdır, birazda aç gözlüdür. Şu kadar para yapayım bu işi bırakacağım der ve istediğine ulaşınca bile bırakmaz devam eder.

Patronunu çekiştirmek onun için günlük işlerinin arasındadır.

Politika yapmayı bilmediğinden, yeterince kurnaz olamadığından şikayet eder, aslında sorun kendisinden daha politik olanlardan duyulan rahatsızlıktır. İyi yapanı içten taktir etmekten geri kalmaz.

İkramiye, maaş artış dönemlerinin çoğunu söylentiler ve varsayımlar ile geçirir.

Ne kadar çok zam alırsa alsın sonuçtan hiç bir zaman memnun kalmaz.

Networking yapmak kariyerinin ön şartıdır.

Her şeyi planlamayı sever, ancak risk almaktan da çekinmez.

Vaktinin çoğu işte geçtiği için zamanını maksimum kullanmak hayat felsefesi haline gelmiştir. Aynı anda birçok işi yapmaya alışıktır.

İşteki yoğun tempo dışında kalan zamanlarda ve tatillerde kendisini şımartmayı sever.

Gezmeyi sever, hiç bir şeyden eksik kalmak istemez, sosyaldir,

Enerjiktir,

Uzun saatler çalışmak kaderidir.

Geç evlenir geç çocuk sahibi olur.

Bankacılığı bırakıp, kendi işini yapmak hayalidir.

Çocuklarını en iyi şekilde yetiştirme konusunda fazla idealist olabilir, boynuz kulağı geçmelidir.

Dedikodu yapmayı sever.

Sık sık emeklilik günlerini hayal eder.

Güzel bir evi olsun, iyi bir arabayı kullansın ister.

Boyun ve sırt ağrısı çekmek kaçınılmaz meslek hastalığıdır.

Bankada karşılaştığı olaylar yüzünden temkinlidir, karşısındakine hemen güvenmez.

İş dışı sohbetlerde bile bir araya geldiklerinde mutlaka bankacılıktan bahseder.

Kısaca ne banka ile ne de bankasız yapabilir.

Agresiftir, çabuk kızar, tahammülü pek yoktur.

Bence normal bir bankacı yoktur.

Tüm bankacı meslektaşlarıma sevgilerimle…

Sürç-i lisan ettiysem affedin.


Haftanın kitabı: Kayıp Romanlar

Haftanın şarkısı: How to save a life

Haftanın filmi: Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull
2008-06-04
Bu yazı 4186  kez okundu.











Verfasser des Kommentars
:
05.06.2008
Benim tanidigim bankacilara cok uyuyor da Nilgun, seni boiylpe tanimadim, acaba eksik mi tanidim, pardon sen esasinda bankaci olmayacaktin.....eline saglik
Beantwortet von : nilgun
05.06.2008

:)
Lalin'ce bir yorum olmus bu yine.
hakaret mi ettin ovdun mu iki gun isin yoksa dusun:)
optum

Verfasser des Kommentars
:
04.06.2008
Anlattıkların kulagıma hos geldi desem?? Bankacı mı olsaydım:)Sevgiler...
Beantwortet von : nilgun
05.06.2008

Nursel demek kulagina hos geldi
avukat olsan anliyacagim ama...
hani onlarda bankacilar ile beraber cehennemin en alt tabakasinda yer alacaklar ya rivayete gore:)

Verfasser des Kommentars
:
04.06.2008
Nilgücüm bir bankaci daha güzel anlatilamazdi:)
bunu hemen bankaci bir arkadasima yolluyorum allahtan senin patronlar türkce bilmiyor or?
Beantwortet von : nilgun
05.06.2008

Yok neyseki patronlar Turkce anlamiyorlar.
Burdaki bir cok bankaci bankacilarin yuz karasi zaten, burdaki calisma ortami biraz farkli. Bak hemen dedikodumu yaptim:)

Verfasser des Kommentars
:
04.06.2008

Bankaci olmasam da yazinda kendimi gordum :)

Hindistan´dan sevgiler
Zehra
Beantwortet von : nilgun
05.06.2008

Bizim jenerasyondan olup bankacilik furyasina kapilmayan nadir insanlardansin, neyseki ayni ozellikleri tasiyarak bizden olmaya devam ediyorsun:)

Verfasser des Kommentars
:
04.06.2008
Hakikaten sirtim agridi; ama yeni koltuklar degisti ondan oldu diye supheleniyorum....


Verfasser des Kommentars
:
04.06.2008
bankacim benim!
gönül isterdi bankaci olmak, dogruya dogru simdi. söyle takim elbiseleriyle havali havali ortalikta alcak daglari ben yarattim dercesine tikir tikir yürümek...... gencim güzelim seni üzerim, seni paramla döverim misali yapmak..... ama cok zevkli oldugunu tahmin edebiliyorum. benim gibi banal boring bir memurla kiyaslarsan cok heyecanli ve zevklidir.
Beantwortet von : nilgun
05.06.2008

Derya disi seni ici beni yakar gibi oldu. Bosver hic ozenme, dedigim gibi tum bankacilar zaten kendi isinin olmasi hayali ile yasarlar, ancak bir kere bulasinca bir bakariz omur gecmis en azindan senin oyle bir sansin var:)

Verfasser des Kommentars
:
04.06.2008
How much is enough?
Just a little more!
Beantwortet von : nilgun
05.06.2008

yani hic bir zaman yeterli degil ha:)